Ramazan Kahveci’nin Dilinden Vakıf

İnsan ne kadar yaşarsa yaşasın, o kendi yaşamından çok daha uzun bir misyonun sadece emanetçisi olmak durumundadır.
Beğeri alem üzerine yaratılan insanoğlu, kendinden sonra geride bıraktığı hoş seda kadar yaşar. Aşık Veysel’in söylediği gibi;
Ben giderim adım kalır, Dostlar beni hatırlasın
Dostlara ad bırakacak iz bırakabildikleri ölçüde anılır gelip-gidenler
gidenler. Misafir dünyanın misafir emanetçileri olarak da emaneti ehline
vadettiğimiz üzere teslime mecburuz. Verdiğimiz, bıraktığımız paylaşımlarımız ne
varsa iz�in kendisidir. Belki ne mimarlar gelip geçmedi mi bu
alemde. Ama üstad Mimar Sinan bir iz bıraktı?. Ne dergahlar geldi geçti ama,
Yunus bir başka değil miydi? İz bırakmak dedik ya, hepimizden geride kalan bir şeyler
olsun diye. İşte Vakıflar bu iz için en büyük fırsatlardır.